Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 20 Ocak 2026 tarihinde Bankalar Birliği borç yapılandırma anlaşmasından çıktığını duyurması, kulübün mali geleceği hakkında önemli bir tartışma başlatmıştır.
Bu analiz, söz konusu gelişmeyi 2018-2025 yılları arasındaki finansal veriler, makroekonomik koşullar ve sektör dinamikleri çerçevesinde nesnel bir şekilde değerlendirmeyi amaçlamaktadır.
BANKALAR BİRLİĞİ SÜRECİNE GENEL BAKIŞ Fenerbahçe, 19 Mart 2021 tarihinde imzaladığı Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ile Bankalar Birliği sürecine dahil olmuştur. Bu süreç, kulübün gelirlerinin bir kısmının bankalara temlik edilmesini ve harcamalarının denetlenmesini öngörmekteydi. Yaklaşık 3,5 milyar TL’lik bir ödeme ile bu anlaşmadan vadesinden 4,5 yıl önce çıkılması, ilk bakışta önemli bir başarı olarak görülebilir. Ancak bu adımın gerçek değerini anlamak için daha geniş bir perspektiften bakmak gerekmektedir.
FİNANSAL PERFORMANS ANALİZİ (2018-2025)
Borç Evrimi ve Enflasyon Etkisi
Kulübün borç durumu, yedi yıllık bir periyotta hem nominal hem de reel olarak incelenmelidir.
Kriter 2018-2025
Toplam Borç (Nominal)429 Milyon €635 Milyon €Nominal Artış-+%48
Bu %48’lik nominal artış, ilk bakışta endişe verici görünebilir. Ancak bu dönemdeki enflasyon oranları dikkate alındığında, resim değişmektedir.
•Euro Bölgesi Kümülatif Enflasyon (2018-2025): Yaklaşık %20
•Türkiye Kümülatif Enflasyon (2018-2025): Yaklaşık %500
Reel Borç Değişimi (Euro Bazında):
•2018 borcunun 2025 değeri: 429 Milyon € * 1.20 = 515 Milyon €
•Reel Artış: (635 - 515) / 515 = +%23
Bu hesaplama, borcun Euro bazında dahi reel olarak %23 arttığını göstermektedir. Bu artış, sportif başarısızlık, pandemi ve kur şokları gibi faktörlerle açıklanabilir.
Gelir ve Borç/Gelir Oranı
Borçluluk seviyesini doğru değerlendirmek için gelirlerle karşılaştırmak esastır.
Kriter2018-2025
Yıllık Gelir (Tahmini) 150 Milyon€ / 250 Milyon€
Borç/Gelir Oranı 2.862.54
Not:
Gelir rakamları, Deloitte Money League raporları ve KAP bildirimlerinden yapılan tahminlerdir.
Bu tablo, borç nominal olarak artarken, gelirlerin daha hızlı artması sayesinde Borç/Gelir oranında bir iyileşme yaşandığını göstermektedir.
Bu, kulübün borç ödeme kapasitesinin arttığına işaret eder.
Varlık Değişimi ve Net BorçKulübün finansal sağlığını ölçmek için sadece borçlara değil, varlıklara da bakmak gerekir.
•2025 Varlıkları: 9,9 milyar TL (yaklaşık 200 milyon €) değerinde gayrimenkul ve arsa, ayrıca güncel oyuncu kadrosu değeri.
Net borç (Toplam Borç - Varlıklar) hesabı, daha doğru bir resim sunacaktır.
Ancak 2018 yılına ait detaylı varlık dökümü kamuya açık olmadığından, bu karşılaştırma yapılamamaktadır.
SEKTÖREL KARŞILAŞTIRMA
Fenerbahçe’nin performansını rakipleriyle kıyaslamak, durumu daha iyi anlamamızı sağlar.
Kulüp2018 Borcu (Tahmini)
2025 Borcu (Tahmini)
Nominal Artış
Fenerbahçe 429 Milyon €
635 Milyon € + %48
Galatasaray 270 Milyon €
358 Milyon € + %33
Beşiktaş 360 Milyon €
300 Milyon € - %17
Bu tablo, Fenerbahçe’nin borcunun rakiplerine göre daha fazla arttığını göstermektedir.
Beşiktaş’ın borcunu azaltması dikkat çekicidir.
COVID-19 Pandemisi2020-2021 döneminde pandemi nedeniyle stadyum gelirleri durmuş, yayın gelirleri azalmıştır. Bu durum, tüm kulüpler gibi Fenerbahçe’nin de finansal yapısını olumsuz etkilemiş ve borç artışında önemli bir rol oynamıştır.
Transfer Harcamaları ve Kur Riski
Bu dönemde yapılan transfer harcamaları ve TL’nin Euro karşısında %600’den fazla değer kaybetmesi, döviz cinsinden borçların TL karşılığını dramatik bir şekilde artırmıştır. Yönetimin 2020 ve 2021’de yaptığı döviz sabitleme (hedge) işlemleri, bu riskin bir kısmını bertaraf etse de, kur şokunun etkisi kaçınılmaz olmuştur.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Bankalar Birliği anlaşmasından çıkış, Fenerbahçe için stratejik bir manevra alanı yaratması açısından önemlidir.
Gelirler üzerindeki temliklerin kalkması ve nakit akışının serbest kalması, kulübe finansal esneklik kazandıracaktır.Ancak bu adım, tek başına bir çözüm değildir.
Analizimiz göstermiştir ki;
*Reel Borç Artışı:
Borç, enflasyondan arındırıldığında dahi artmıştır.
*Sektörel Performans:
Rakiplere kıyasla borç yönetimi daha az başarılıdır.
*Sürdürülebilirlik: 2025’in ilk yarısındaki 918 milyon TL’lik zarar, gider disiplininin hala sağlanamadığını göstermektedir.
*Nihai Değerlendirme:
Bankalar Birliği’nden çıkış, “yoğun bakımdan çıkıp normal servise alınmaya” benzetilebilir.
Hastanın durumu stabil hale gelmiştir ancak tam olarak iyileşmesi için gelir artırıcı projelere (yeni sponsorluklar, gayrimenkul geliştirme) ve katı bir gider disiplinine mutlak surette ihtiyaç vardır.
Bu hamlenin bir “yanılsama” yaratmasına izin verilmemeli, aksine daha rasyonel ve sürdürülebilir bir mali yapı kurmak için bir fırsat olarak görülmelidir.