Uzun yıllar boyunca yaşanan savrulmalar, hatalı tercihler ve ayrıştırıcı yönetim anlayışlarının ardından, yaklaşık sekiz yıl sonra gerçekleştirilen Olağanüstü Kongre tamamlanmıştır. Aidatlarını ödemiş yaklaşık 48 bin kongre üyesinin 27 bine yakını (%56) oy kullanmış; bu oran toplam üye sayısının %36’sına tekabül etmiştir. Kullanılan oyların %63’ü Sayın Aziz Yıldırım ve yönetim kuruluna verilmiştir. Bu sonuç, kulüp tarihinin en yüksek katılımlı kongrelerinden biri olmasının yanı sıra, güçlü bir çoğunluğun açık desteğini ortaya koymaktadır.
2018 yılı ile kıyaslandığında ve üye sayısındaki artış da dikkate alındığında, olağan kongreye bir yıl kala gerçekleştirilen bu seçimlerde artan ilgi ve sorumluluk bilinci dikkat çekmektedir. Rakip aday Sayın Hakan Safi’nin kampanyası ağırlıklı olarak saha içine odaklanmış ve yüksek mali vaatlerle desteklenmiş olsa da, sosyal medyada oluşturulan algının aksine yaklaşık 10 bin üyenin desteğini alabilmiştir. Bu destek, büyük ölçüde Aziz Yıldırım karşıtlığı üzerinden şekillenen bir tabanı yansıtmaktadır.
Buna karşılık, Aziz Yıldırım’ın aldığı yaklaşık 17 500 oy, son dönemin en net yön belirleyici iradesi olarak değerlendirilmelidir. Seçim sürecinde benimsenen birleştirici dil, hem seçim öncesinde hem de kongre sırasında karşılık bulmuştur. Her ne kadar kongreden tam anlamıyla tek vücut olarak çıkıldığı söylenemese de, iç çekişmeler yerine birlik ve gücün dışa yansıtılması yönündeki yaklaşım önemli bir fırsat sunmaktadır.
Bu sürecin başarısında liyakatli yeni kadroların dahil edilmesi ve saha çalışmalarının daha bilinçli yürütülmesi etkili olmuştur. 2018 ve özellikle 2024 seçimlerinden çıkarılan dersler, sürecin daha etkin yönetilmesini sağlamıştır. Kulüp içinde yeni bir “kulüpçülük” anlayışının tartışılabilir hale gelmesi ve geçmiş tecrübelerle harmanlanan yeni fikirlerin öne çıkması, önemli bir sinerji yaratma potansiyeli taşımaktadır. Artık bu iradenin görmezden gelinmesi, tartışmaya açılması ya da farklı gündemlerle gölgelenmeye çalışılması kabul edilemez.
2017–2018 döneminde yaşanan ayrışma, gruplaşma ve iç çekişmelerin kulübe verdiği zarar ortadadır. Aynı hataların tekrarına hiçbir şekilde müsamaha gösterilemez. Kulüp içi siyaset, yalnızca seçim dönemleriyle sınırlı kalmalıdır. Bunun dışındaki her girişim, doğrudan Fenerbahçe’nin enerjisini ve odağını zayıflatmaya yönelik bir tehdit olarak değerlendirilmelidir. Aksi halde geçmişte yaşanan ayrışma, gruplaşma ve iç çekişmelerin yeniden ortaya çıkması, kulübün sportif hedeflerinden uzaklaşmasına neden olacaktır. Bu durum kabul edilemezdir.
Kongrenin dikkat çeken bir diğer unsuru ise Yüksek Divan Kurulu’nun sergilediği liyakat, tecrübe ve güçlü iradedir. Sayın Şekip Mosturoğlu başkanlığındaki heyetin süreci titizlik, şeffaflık ve hassasiyetle yönetmesi, özellikle 2024 seçimlerinde yaşanan tartışmalara önemli bir yanıt niteliği taşımaktadır. Geçmişten ders çıkarılması ve hataların tekrarlanmaması, kurumsal bütünlüğün sağlanmasında kritik rol oynayacaktır.
Fenerbahçe Spor Kulübü; hırs, kin, intikam veya popülist söylemlerle yönetilemez. Bu gerçeği kavrayan binlerce kongre üyesi, bu seçimde aklı, tecrübeyi ve yeniliğe olan inancı tercih etmiştir. Artık söylemleri somut icraatlara dönüştürme zamanıdır.
Yeni seçilen başkan ve yönetim kurulunun, birlik sürecini güçlendirecek bir yol haritasını ivedilikle ortaya koyması ve katılımcılığı artırması gerekmektedir. Farklı düşünceler doğaldır; önemli olan bu farklılıkların sağlıklı bir diyalog ortamında ifade edilebilmesidir.
Sayın Aziz Yıldırım’ın bu konuda gerekli tecrübe ve iradeye sahip olduğuna inanılmaktadır. Bu iradenin camia genelinde güçlü bir birlikteliğe dönüşmesi en büyük beklentidir. Karşılık beklemeden kulüp için çalışan, sorumluluk alan ve aidiyet duygusuyla hareket eden binlerce üyenin varlığı, Fenerbahçe’nin en büyük gücüdür.
Esas mesele, bu potansiyeli harekete geçirmek ve etkin bir güce dönüştürmektir. Son seçimler bu açıdan bir eşik niteliği taşımaktadır. Bu çaba herhangi bir gruplaşmanın değil, doğrudan Fenerbahçelilik bilincinin bir yansımasıdır.
Artık geleceğe umutla bakma ve birlik söylemini icraatla güçlendirme zamanıdır.
Birlikte güçlü Fenerbahçe.